Küçükpazar Anlatılmaz ki..

Sharing is caring!

Yıl 1961 On yaşına yeni girmişim İstanbul’da
Dedem, Babam 1800’lerde istanbulda yaşıyor olsa da, Ailemizin bir ayağı Trabzon’daydı ve ben Of’tan geleli 3 yıl olmuştu.
Mimar Sinan ilkokulunda okuyorum. Bu yaşta bile hayatımızın her günü yeni bir aksiyonla geçiyor.
Mahalle maçları, mahalle kavgaları, Haliçin kenarında yüzmek, Sarayburnu Yenikapıya kaçamak yapmak doğaldı bizim için.
Mahallemizden hemen aşağıdaki İstanbul toptan halinde dilediğimiz meyvaları yeme özgürlüğümüz vardı.
Yenikapı, Kumkapı, Sarayburnu, Florya, Menekşe sahillerinde yüzerken halden domates biber alır, bol ekmekle akşama kadar denizden çıkardığımız midye ızgara ile doyardık…
Şairin dediği gibi sıkı çocuklardık, arkadaşımızı asla satmazdık, Mahallemizin malı namusu bizden sorulurdu. Sokaklarımızdan bir yabancı iki defa geçti mi sorgusuz elimizden kurtulamazdı, dayak yemeden..!
Çöpçümüz atlı araba ile haftada bir gün geçerdi mahalleden, Ama sokaklarımız pırıl pırıldı.. Her anne kendi kapısının önünü sabahın erken saatinde süpürürdü.
Her sokağın başında bir arsamız vardı kan ter içinde kalana kadar oyun top oynardık, Birdirbir, kuka, çelik çomak, saklambaç, karpit patlatma, kısa mesafe koşu, güreş, Bruc lee filimlerinden öğrendiğimiz kadarı ile karate.
Biz bir çocukluk yaşadık filmlere sığmaz, rollerde anlatılamaz.
Elbette aşklarımızda vardı, canlı heyecanlı, bazende kanlı bıçaklı.
Komşumuzun namusu bizim namusumuzdu, sahip çıkardık hiç bir şey beklemeden..
Bu kadar dost ve kardeştik Ne hikmetse kavgada eksik olmazdı aramızda, bazen çok üzücü biterdi aramızdaki husumetler Birimiz ceza evine giderken diğerimiz kabirde..
Tanıdığım bütün Küçükpazar Vefa Süleymaniyeli unutamadı bu semti, Yaşı kemale ermiş meşhurlarımızın bile çocukluğunu aramak için sık sık bu sokakları ziyaret ettiklerini biliyorum..
Unutulmaz bir çocukluk Gençlik yaşadık bu mahallelerde, Hala unutamadık gördüğünüz gibi…
Abdullah Gözaydın

 

Bir cevap yazın