Sokaklarımız asfalt değildi ama gönüllere güller seriliydi…

Sharing is caring!

Sokaklarımız asfalt değildi ama gönüllere güller seriliydi…
Bekçi babanın da aileden biri olduğu; 2 katlı, beyaz badanalı, bahçeli, ağaçlı ve çeşmeli evlerinimizin Vita tenekesinde yetiştirilen pencere önündeki çiçekleri bile bir başka güzeldi. Komşu için dalından koparılan bir dal sardunya, çoğaldıkça mahallenin bütün pencerelerini kaplardı…
Çay mı bitmiş, şeker mi, yoksa tuz mu? Hiç gam değildi. Kapılar kilitlenmezdi. Gecenin saat kaçı olsa hiç çekinmeden kapısını çalabileceğimiz; hatta aralık duran kapısından içeri gireceğimiz komşularımız vardı…
(dede, nine) ile iç içe, iki göz bir odanın içinde huzurlu ve mutlu yaşanırdı.
Eskiden komşu demek, aileden biri demekti. Herkes birbirinin derdini bilir, çare olabilmek için kendine dert edinirdi. Komşuluk bir arada yaşama biçimi olmaktan öte, insanların kendilerini güvende hissettiği, huzur bulduğu bir inanç sarmalıydı…

Bir cevap yazın