SEMT HİKAYELERİ:1

Sharing is caring!

KÜÇÜKPAZAR HİKAYELERİNE BİR BUKLE DE BENDEN OLSUN İSTEDİM İZNİNİZLE !!!!!

Yıl 1966 yaş 7 Küçükpazar işlek sokak meşhur Doktor SN Ömer Esen’in doktor muayene hanesinin sol yanında kocaman bir konak ve içinde Siirt ağırlıklı ailelerin ikamet ettiği bir ahşap bina, her odaya sığan 5’li 6 ‘lı ve hatta bazen bizim gibi 7’li bazen bu sayı 10 lara çıkan aile toplulukları 🙂

Yemekler aile içinde gaz/ispirto ocakların üstünde topluca ise ki sayıyı siz hesaplayın kazanlarda çamaşırhane denilen kuyu başında ( banyolarda burada olurdu her hane sırayla ) hesapsız sorgusuz kötülük olmaksızın din dil ırk vs ayrı gayrı yapılmadan

Düğünler bir, geziler bir, hüzün ve acılar bir, bayramlar birdi.
Çocukluğumun en tatlı başlangıcıydı bu sokak…

Süleymaniye Mimarsinan ilkokuluna o dik ve eğlenceli yokuşla tırmanır, Bir o kadar şen inerdik okul dönüşü, 2 sene okudum o okulda sınıfın ineği olan ben çokta dayak yedim sınıf arkadaşlarımdan.

Örnek ; Rahmetli şekerci Rahmi abinin oğlu Şaban 🙂 , mendebur sınıftaki sevdiği kız yanımda oturuyordu diye kıskançlığından çok döverdi, Arka mahalledeki tenekecinin oğluyla bir olup 🙂 ah Sema ne çektim bu Şabandan bir bilsen !!!!

Kışın kar yağardı o güzelim yokuş beyaz bir örtüyle kaplanır, akşam saatleri el ayak çekilince abilerimiz Yusuf , İsmail, Celal vb birde bunlara ilaveten Tuncaylar, Ömerler Rahmetli Kasap Hilminin oğlu Ayı Şefik vs. kocaman bir merdiven ile arka arkaya o yokuştan taaaa müftülüğün oradan bizim sokağa kadar inerlerdi.
Sık olmasa da arada bizi de o kızağa alırlardı ama çoğunluk tatbiki komşu kızlardı zira semt abiliği kolay değildi.

Hem namusları iffetleri kollanır hem de sığınılacak tek kaleydi abilerimiz asla art niyet olmaz olamazdı,
Sonra o konaktan taşındık imaret sabunhane sokağa, artık Vefaya yaklaşmış okulumuz Atatürk ilkokulu olmuştu, bir yandan çalışıyor bir yandan okuyordum, rahmetli babamın okul müdürüyle inatlaşması yüzünden 2 sene kaybım olmuştu ama inat edip okudum taaa ki o ramazan günü sabaha karşı çıkan meçhul yangında korsan Zekinin evinin yakılması neticesinde ki o ev de bir efsanedir, aynı doğduğum konak gibi, o mahalleden koptuk.

Hoş o yangın ve mahalleden kopuş sonrası adeta bir sihirli değnek değmiş Küçükpazarın sihri bozulmuştu, kopmalar dağılan aileler vs. gibi etkenler nüfus değişime uğramış adeta çöküşe geçmişti semt, oysa TEKSAS gibiydi haddine mi düşsün bir yabancı oradan geçerken başını kaldırmak şöyle dursun yan gözle dahi bakılamazdı semt sakinlerine, çocuklar güven içinde oynar misket savaşları , sokak arası top oynamalar devamlı çıkan kavgalara rağmen kimse çocuk için komşusunun kapısına dahi gitmezdi .

Ağlayarak yazdığım kısa anekdotlarımın eminim ki sizi de hüzünlendirip derin bir ah çekmenize sebep olacaktır, keşke ah keşke diye hayıflanacaksınız belki keşke o günleri tekrar yaşayabilsek diye heyhat…….

ama MAALESEF GİDEN GERİ GELMİYOR DOSTLAR !!!!!!

SAYGILARIMLA Ahmet Cemal Beştaş

Not : Sayfanın adminleri bu yazımı beğenirse bu semtte yaşanan bir bayramı yazıya alır anılarınızı tazelerim bu bir ön hikaye idi,