Mavi’m Binlerce minareden yükselen ezan sesiyle uyanır İstanbul, Sonra nazlı nazlı yükselen güneşin ışıklarıyla yıkayıp yüzünü Temizler geceden bulaşmış tüm günahları, Nice saltanat görmüş bu yorgun asilzâde Yine de, güler yüzle kucaklar sabahları… Bir tatlı tebessümdür Sarayburnu, Dolmabahçe, Kızkulesi Ve ‘günaydın’ der, bir boğaziçi esintisi, Hem, huzur mavilerinin en mavisi… Sonra, vapurlar, metrolar, otobüsler ve banliyolar Uykusuz sararmış benizlerle başlar da, Bir balık-ekmek kokusunda İstanbul’lulaşır gün, Kışın ayazında, yazın sıcak güneşinde, Cami avlularında güvercinler, vapurların ardında martılar, Ve ter kokulu koşuşmalarda insanlar Hep,ekmek peşinde… İstanbul,İstanbul gibiydi o zamanlar; Gökyüzü mavi,deniz maviydi, İnsanlar,İstanbullu gibiydi. Fıstık çamlı koruları,cumbalı konakları, Sakaların,yoğurtçuların çıngırakları, Yağlı boyalı görkemli köşkleri,dut ağaçlı sokakları, Evlerin güller,karanfiller açan bahçeleri vardı. …Ve sabahlar,limon kolonyası gibi manolya kokardı…

Sharing is caring!

Mavi’m
Binlerce minareden yükselen ezan sesiyle uyanır İstanbul,
Sonra nazlı nazlı yükselen güneşin ışıklarıyla yıkayıp yüzünü
Temizler geceden bulaşmış tüm günahları,
Nice saltanat görmüş bu yorgun asilzâde
Yine de, güler yüzle kucaklar sabahları…
Bir tatlı tebessümdür Sarayburnu, Dolmabahçe, Kızkulesi
Ve ‘günaydın’ der, bir boğaziçi esintisi,
Hem, huzur mavilerinin en mavisi…
Sonra, vapurlar, metrolar, otobüsler ve banliyolar
Uykusuz sararmış benizlerle başlar da,
Bir balık-ekmek kokusunda İstanbul’lulaşır gün,
Kışın ayazında, yazın sıcak güneşinde,
Cami avlularında güvercinler, vapurların ardında martılar,
Ve ter kokulu koşuşmalarda insanlar
Hep,ekmek peşinde…
İstanbul,İstanbul gibiydi o zamanlar;
Gökyüzü mavi,deniz maviydi,
İnsanlar,İstanbullu gibiydi.
Fıstık çamlı koruları,cumbalı konakları,
Sakaların,yoğurtçuların çıngırakları,
Yağlı boyalı görkemli köşkleri,dut ağaçlı sokakları,
Evlerin güller,karanfiller açan bahçeleri vardı.
…Ve sabahlar,limon kolonyası gibi manolya kokardı…

Bir cevap yazın