Abdullah Gözaydın 1951

apoFatih Hocağıyasettin mah. Sarıbeyazıt Cami sokağı No:12
Trabzon’da Doğmuş olmama rağmen 7 yaşından itibaren bu sokakta büyüdüm, Aradan yarım asır geçti inanın bu sokaktan geçmediğim hafta olsa bile ay olmaz. Hala da sur içinden ayrılabilmiş değilim.
Hala Fatihteyim
Buralarda bir gizem var.
Geçmişimde kaybettiğim, belki bulurum diye aradığım, Ne Mi?
Gerçekten bilmiyorum, Buda benim saflantılığım olsa gerek.

Buralar manasız çeker beni kendine.
Bazılarımız buralardan kurtulduğuna seviniyormu bilmiyorum ama
Ben semtimizde Yakılan, yıkılan her konakla birlikte Yandım ve yıkıldım.
Yerine yapılan apartman ve beton hanlarla maalesef ayağa kalkamadım.
Hiç bir zaman benimsemedim yeni yapıları, hanları
Semtin yeni sakinleri işçi sınıfı kalabalığını görmek istemedi inadına gözlerim.

Hala ayakta duran Yılmazların konağının merdivenlerine oturup, Hayal kurmayı çok istedim, lakin cesaret edemedim, semtin yeni sakinlerinin şüpheci gözlemleri hep rahatsız etti beni.
Çokmu mutluydum buralarda, yoksa sonradan çokmu mutsuz oldum bilemiyorum,
Zaten “mutluluk ” benim için çok farklı bir anlamı oldu hayatta, sizler gibi bir anlam veremedim bu kelimeye, nedeni bende kalsın.
Artık bu sokaklarda eski dostluklar, arkadaşlıklar yok, her gün kavga ve arbedeye sahne, bence bu kutsal kaldırımlar.
Bir acıma hissi de diyebilirsiniz böyle bir semtin tarihin sayfalarına gömülmesine isyan.
İbrahim Sadri’nin dediği gibi “sıkı çocuklardık biz, ölesiye arkadaş”
Evet ölesiye……………………………………………..!
Bu nedenle herhalde pekçok arkadaşımızı hayatın baharında toprağa terk ettik, diğerlerini de mahpus damlarına.

Küçükpazarın hikayesi bitti, bitiyor. Son halini kimse görmek istemmiyor, Ben inadına bir mücadele, bu semtin hayat damarlarında ki var olduğuna inandığım “Asil kan”ın dirileceğine inanıyorum.
Bu semtimizin yeni yapılaşma ile o eski günlerine kavuşacağına inanıyorum, olması için ise çalışıyorum.

Bu semtte büyüyüp hayatın gerçeklerine yenilen çok arkadaşlarımız oldu. Kimi kör bir kurşunla, kimisi arkadaş kurşunuyla, bazılarımız ise polis kurşunu ile.abdullah
Küçükpazar süleymaniye vefa hayatımızın üçgeni
üçgenler yıkılmaz derler, kaybettik ama yıkılmadık, hala hayattayız ve ayaktayız. Hayatın acılarını tatmadan buralardan kaybetmeden mutlu bir gelecek yakalayan arkadaşlarımı kutlarım.
İlkler unutulmaz derler ya. Küçükpazar ve Mimarsinan benim hayatımın ilkleri, ilk arkadaşlıklar, ilk okul, ilk sevdalar, ilk kavgalar.
İlk sevinmeler, ilk üzülmeler belkide kahrolmaklar
Hepsi güzeldi şimdi geriye baktığımda.
Öyle veya böyle anılarıma giren bütün arkadaşlarıma bütün komşularımıza teşekkür ederim
yarım asır geçti Karşı pencerede Muzaffer abinin yaylı tanbur sesini hiç unutmadım.
Yarım asır geçti Sevgili Malatyalı arkadaşım Abdullahı niçin dövdüğümü de unutmadım,
Hallonun oğlu Rahmetli Erdal, Özbeklerden ömer, sabahattın, Aşağıda Atom Yaşar Noyan, Semtimizin hala emektarı İsmail Korkunçveren, ve Tavanlı çeşmede Eren abimiz, köşesinden ayrılmadığımız Eyüp abi, Dert ortağım Berberin oğlu Yılmaz
Hangisini sayacaksın, bir hayat yaşadık içinde her renk var.
Günümüze inat Birimiz Of’lu, Birimiz Karslı, ötede bir çok Siirtli yoldaş, Kastamonu ve Arnavut ,Erzurum Erzincanlı her vilayetten ve Zeugma mozayiğinden daha renkli bir coğrafyaydı bizim semtimiz.
Okulumuz Mimar Sinan, Vefa, Cibali bütün semtimiz arkadaş, şimdiki gençliğe inat
Küçükpazar, Vefa, Süleymaniye üçgeni, Üçgenler yıkılmaz
Biz yıkılmadık yaşıyoruz hala hayatta ve ayakta.
Bütün tanıdığım ve haddim olmayarak unuttuğum mahallelilerime mutluluklar
KANAL 7 HİÇ UNUTMADIM DİZİSİNDE HAYATIM FİLM… TIKLAYINIZ


Bir zamanlar hayatım paylaşan: sivilhareket

8 Comments

on “Abdullah Gözaydın 1951
8 Comments on “Abdullah Gözaydın 1951
  1. abdullah dayı islamda varmı küslük selam vermeden arka sokaktan geçmek bunun adı kibir desene şeytan da burdan kancayı atmış sana allah kurtarsın

  2. ben salim tığlı seni hatırladım ama tam olarak cıkaramadım benım tel no.05356724612 ararsan sevinirim..

  3. Aklına değil nefsine tabi olmuş müslümanlardan!’ kaçmakta ibadetin bir parçasıdır, yolumu değiştirmesem benide kendinide büyük günahların veballerin altına sokacaksın

  4. sayın abdullah abim helvacı babayı arayan senmisin eğer sensen başka yerlerde arama ben rüyamda gördüm 2 yıl aradım sonunda buldum vezneciler otobüs durağı üst dar yoldan süleymaniye doğru giderken yolun sonunda türbesi var

  5. Sayın Ahmet uzuntaş siz vezneciler ilkokulu sokağındaki türbeyi söylüyorsan orası değil
    Evet duvarında helvacı baba türbesi diye yazmışlar, Ben oradaki beyazıt ilkokulunda okudum 4-5. sınıflarımı
    oradaki türbe eski lakin içerisinde helvacı baba adında mezar yoktu, Herkesin bildiği helvacı baba ise şehzadebaşı camiinin avlusundaki büyük çınarın kıble tarafında altındaydı.
    her hafta cuma günleri yüzlerce bilhassa kadın toplanır evde yapılan veya şekercilerden alınan helva dağıtırlardı. parası olmayanlar bir kutu kesme şeker alır dağıtırdı.
    çok kalabalık olduğundan dolayı 12 Eylül sıkıyönetim dönemi kabir oradan söküldü, belkide kabrin üstünü söktüler mezar hala orada olabilir.
    Sizin dediğiniz türbede helvacı baba yok, türbedar kurnazlıkla yazmış onun şöhretinden faydalanmak için
    Bu sıralar türbeler iyi rant getiriyor herhalde
    Birkaç ay evveline kadar şehzade camii avlusundaki ulu çınarın demirlerine burada telbi filan diye sahabe ismi yazmışlardı
    Fatihhaber.com da haber yaptım müftüye şikayet ettim bir yıl sonra kaldırtabildik tabelalları.
    bu ülke bu hale geldi malesef

  6. MERHABA siz orda okudunuzsa siz daha iyi biliyorsunuz manasında damı anlamam gerekiyor ben bizzat gezdim içeri girdim duamı ettim ve ben inandımki orası tarihi yapısı itibari ile yeni ve sizin yazdığınız gibi sahte bir yer olmadığıdır
    orası HELVACI BABA TÜRBESİDİR. ben her hangi bir dini cemaate bağlı değilim dinimi kendimce yaşayan biriyim bi GECE rüyamda HELVACI BABA TÜRBESİ civarında geziyorum buldum buldum diyorum beni bir dürttü bulamadın diye Ogünden sonra sürekli aradım ve veznecilerdeki o HELVACI BABA TÜRBESİNİ BULDUM.

    Admin: Ya Ahmet Uzuntaş kardeş, Biz yaşadığımızı anlatıyoruz sen rüyanı anlatıyorsun, Bu nasıl bir iştir ki Rüya yaşanmışlıktan gerçek oluyor. Pes dememek işten değil.
    Bakın şimdilerde o türbedeki Helvacı baba yazısını kaldırdılar.
    bir ara Şehzadebaşı camii bahçesindeki çınarın dibine Cami görevlileri tabelalar koydular SAHABEDEN HZ. TELBİ Diye, Fatih müftüsüne söyledim kaldırttık. bu türbecilikte iyi para var demekki, Birileri böyle hayalle rüya ile türbe oluşturuyor.
    Allah islah etsin Rantçıları

  7. sayın ahmet bey ben yaşadığım gerçekleri anlatıyorum siz rüyalarınızdan bahsediyorsunuz
    nasıl isterseniz öyle inanın ama veznecilerdeki türbenin duvarındaki yazıyı tekrar okuyun bakın orada helvacı baba mı yazıyor,

  8. google helvacı baba ile alakalı küre tv görüntüsünü seyretmenizi istihram ediyorum çünkü benim bahsettiğim helvacı baba o başka helvacı babalarda muhakkak vardır.

Bir Cevap Yazın